AMED - 6 yıl sonra İmralı Cezaevi’nde ağabeyi Veysi Aktaş ile görüşen Sabiha Aslan, sağlık durumlarının ve morallerinin iyi olduğunu söyledi.
İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tutsaklar Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş, Ramazan Bayramı izni kapsamında 31 Mart’ta yakınlarıyla görüşme gerçekleştirdi. Abdullah Öcalan'ın yeğeni Ömer Öcalan ve kardeşi Mehmet Öcalan, Konar'ın kardeşi Ali Konar, Yıldırım'ın kardeşi Polat Yıldırım ile Aktaş'ın kız kardeşi Sabiha Aslan görüşmeye gitti.
Aktaş, İmralı’ya götürüldükleri Mart 2015 tarihinden bu yana yalnızca 4 aile görüşmesi (son görüşme dahil) gerçekleştirdi. Aktaş, İmralı’ya götürüldükleri tarihten bu yana tek bir avukat görüşü dahi gerçekleştiremedi.
Aktaş, İmralı’ya götürülmelerinden bugüne aileleriyle sadece 5 Haziran ve 12 Ağustos 2019 ile 3 Mart 2020’de görüşme sağlayabildi. Aktaş, en son ailesiyle 27 Nisan 2020’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nda kardeşi Sabiha Aslan ile telefonda görüşmüştü. Aktaş, yaptığı görüşmede “Belki son görüşme ve iletişim de olabilir” demişti.
Veysi Aktaş’ın kardeşi Sabiha Aslan, 6 yıl sonra İmralı’da yaptığı görüşmeye dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.
‘5 GÜN BOYUNCA 2 SAAT UYUMADIM’
Ramazan Bayramı için başvuru yaptıklarında çok umutlanmadığını anlatan Sabiha Aslan, “Umudum yeniden kırılır diye çok büyük umut beslemedim. Her seferinde başvuruyoruz, yine ‘ret gelir’ diye düşündüm. Bayrama iki gün kala aradılar, görüş izninin çıktığını haber verdiler. Ben heyecandan uyuyamadım. Dün (1 Nisan) akşama kadar da toplasanız 2 saat uyumamışım. O heyecan anlatılamaz. 5 günde iki saat uyumadım, desem yeridir. Veysi’yi görmenin heyecanı çok farklıydı. Kelimelerle anlatılmaz duygulardan biriydi” diye belirtti.
En son 6 yıl önce kardeşini gördüğünü dile getiren Sabiha Aslan, “6 yıl önce ile şimdiki arasında epey fark vardı” diyerek, önceki görüşlerden daha iyi bir muamele ile karşılaştıklarını ifade etti. Görüşün 50-55 dakika sürdüğünü kaydeden Sabiha Aslan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tutsakların görüştüğü oda da görüş yaptıklarını belirtti. Daha öncede de aynı odada görüştüklerini hatırlatan Saliha Aslan, “İlk olarak Mehmet Öcalan ile Ömer Öcalan aile görüşü gerçekleştirdi. Ardından Polat Yıldırım, Hamili Yıldırım ile görüştü. Sonrasında biz görüşme yaptık. Benim görüşme yaptığım oda yuvarlak masanın olduğu odaydı” ifadelerini kullandı.
‘GÖZÜMÜ KIRPMADAN YÜZÜNE BAKIYORDUM’
Cezaevi içerisine girdiğinde bekleme sırasında da heyecandan iki elini iç içe geçirerek, beklediğini anlatan Sabiha Aslan, “Kendimi zapt etmeye çalışıyorum. O sırada görevli ‘Veysi geliyor’ dedi. İlk içeri girdiğinde yüzüne baktım. O bana gelmeden ben koşup sarıldım, öptüm. ‘Ez kurbana bire xwe bim, Ez kurbana hevalê te bim’ dedim. Sonra masaya oturduk, sohbete başladık. Gözümü kırpmadan ona bakıyordum, arkadaşları da sordum; ‘Nasılsınız’ dedim. ‘İyiyiz, onlarda iyi’ dedi. Fotoğrafta kilolu çıkmışlardı ama öyle değildi, fotoğraftakinden daha zayıftı. Sağlık durumuna dair sorular sordum. ‘Sağlığımız çok iyi’ dedi” diye anlattı.
ADADAKİ ÇİÇEK
“Adada beklerden dışarıdan kopardığım sarı bir çiçeği de pet şişeye koyarak, içeri götürmüştüm” diyen Sabiha Aslan, “ Onu masaya bırakmıştım. ‘Çiçeği nerden getirdin’ diye sordu. Ben de buradan kopardım, getirdim, dedim. Gülerek, ‘Buradakini niye bana getiriyorsun ki; ben zaten buradayım. Buradakini eve götür’ dedi. Beraber güldük” diye anlattı.
Aktaş’ın ailenin durumunu sorduğunu da sözlerine ekleyen Sabiha Aslan, herkesin iyi olduğunu söylediğini belirtti.
BABASINI SORMAKTA ZORLANDI
Sabiha Aslan, 30 Kasım 2022’de vefat eden babasının durumunu ne Aktaş’ın sorabildiğini ne de kendisinin söyleyebildiğini anlattı. Sabiha Aslan şöyle devam etti: “Ne o sorabildi ne ben söyleyebildim. Sonrasında Veysi ‘Bir şey duydun mu, kulağına bir şey geldi mi’ diye sordum. Duvara baktı; ‘Babamın vefatını mı’ dedi ve ekledi; ‘Evet duydum.’ Ölüm sebebini sordu. Beyin kanaması geçirdiğini anlattım. Annemi sordu. Onun da yaşlandığını anlattım. Çıkmasını merakla beklediğini aktardım. O’da ‘İnşallah’ dedi.”
‘AMED NEWROZ’UNU ANLATTIM’
Newroz’un coşkusunu da anlattığını kaydeden Sabiha Aslan, şunları söyledi: “Veysi ‘Diyarbakır Newrozu’nda resminizin posterini açmışlardı’ dedim. Kısmen gördüklerini söyledi. Newroz’da insanların yüzünde müthiş bir barış istemi ve heyecanı olduğunu anlattım. Veysi’de ‘inşallah’ diye yanıt verdi. Çağrı okunduğunda Amed’de kalabalık bir kitle ile takip ettiğimizi anlattım. Gençlerin, yaşlıların herkesin duygulandığını anlattım. ‘Öyle mi’ diye sordu. Kafamdaki birçok soruyu da heyecandan soramadım. Sonrasında şunu sorsaydım dediğim şeylerde oldu. Oradaki heyecan çok farklı, atmosfer çok farklıydı.”
‘MARKA ETİKETLİ KIYAFET İSTEMEDİ’
Aktaş’ın marka etiketli kıyafet göndermesine de sitem ettiğini anlatan Sabiha Aslan, “Marka kıyafet göndermediğini, üzerinde yazı olduğunu söyledim. Üzerinde her yazı yazan markalı değildir, dedim. Veysi’de bana; ‘Pazardan kıyafet almanızı isterim’ dedi. Bulamadığımı anlattım. Öyle şeyler gönderilmemesini istedi. O duruma biraz güldük” dedi.
9 YILDA 3 MEKTUP VERİLDİ
Sabiha Aslan, mektup gidip gitmediği sorusuna da Aktaş’ın 9 yılda kendisine sadece 3 mektup gittiğini aktardığını belirtti.
Genel olarak durumunun iyi olduğunu ve morallerinin yüksek olduğunu anlatan Sabiha Aslan, “Onunda morali çok iyiydi. Diğer arkadaşların da morallerinin iyi olduğu söylendi. Herkes bir birine selam yolladı” diye belirtti.
BAYRAMLAŞMA TALEBİ KABUL EDİLMEDİ
Ailelerin tüm tutsaklarla Ramazan Bayramı kapsamında kısa da olsa bir selamlaşma talebinde bulunduğunu ancak kabul edilmediğini aktaran Sabiha Aslan, “Bir türlü olmadı. Kabul etmediler. Diğer arkadaşlara bir iki dakika da olsa ‘Bayramınız kutlu olsun’ diyemedik. ‘Nasılsınız, Bayramınız kutlu olsun’ demek çok önemli bir şey değildi ama izin verilmedi. Bizde ‘Sağlık olsun’ dedik. Diğer arkadaşları da görseydik konuşsaydık iyi olurdu” şeklinde konuştu
YILLAR SONRA YAĞAN YAĞMUR GİBİ
Sabiha Aslan, başka görüşlerin olup olmayacağına dair de kendilerine bilgi verilmediğini de sözlerine ekledi.
Sabiha Aslan, sözlerini şöyle noktaladı: “Halen o mutluluğu yaşıyorum. Böyle sanki 3 yıldır yağmur yağmamışta, 3 yıl sonra yağmur yağmış her yer yemyeşil olmuş gibi bir mutluluk kaldı bende. Bu sefer ki; duygum çok farklıydı, bende umut yarattı. Çok güzel duygular yarattı. Halen de mutluyum, bir daha görüşe gitmeyi heyecanla bekliyorum.”
MA / Müjdat Can