‘Zelgul’ yeni yüzü ve ‘Xeyal’ ile yeniden raflarda
İSTANBUL - Kürt yazar ve şair Mordem Zel’in güncellenerek yeniden yayımlanan “Zelgul” isimli şiir kitabı yoğun ilgiyle karşılaşırken, kitapta PKK’nin 11 Temmuz 2025’te silah bırakma töreni üzerine kaleme aldığı "Xeyal" isimli şiir de yer aldı.
Kürt yazar ve şair Mordem Zel’in şiir kitabı “Zelgul” yenilenen yüzü ve yeni şiirleri ile raflara geri döndü. AR Yayınları tarafından güncellenerek okuyucuya sunulan Zergul’de Dêrsim coğrafyasından ilham alarak kaleme alınan şiirlerin yanı sıra bölgenin doğası, acıları, sevinçleri ve toplumsal belleği kafiyelerle okuyucunun beğenisine sunuluyor. Dêrsim’deki Zelgul Dağı’ndan ismini alan kitapta Seyit Rıza, Alişer ve Zarife gibi sembol isimlere yer veriliyor.
Mordem Zel’in ayrıca 11 Temmuz 2025 tarihinde PKK’nin tarihsel silah yakma törenine dair kaleme aldığı “Xeyal” şiiri de kitapta okuyucuyla buluşacak.
‘AYNI YOLCULUĞUN FARKLI DURAKLARI’
Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulunan Mordem Zel, bir yazarın tek bir türle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, şiir, hikâye ve romanın “aynı yolculuğun farklı durakları” olduğunu söyledi. Amacının başka alanlarda çalışan arkadaşların alanına girmek olmadığını, yazarlığı bir yolculuğa benzettiğini belirten Mordem Zel, “Bir yolun sonunda ulaşılacak bir hedef vardır. O yol boyunca karşılaştığınız farklı renkleri fark edip heybeye koyarak ilerlersiniz. Şiir de bu yolculuğun önemli duraklarından biridir" dedi. Kitaba adını veren Zelgul Dağı’nın Dersîm coğrafyasında önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Mordem Zel, "Zelgul, aynı zamanda bu dağla özdeşleşen ve bölgede yetişen bir çiçeğin de adıdır. Bunun yanında Dersîm inancında kutsal kabul edilen Düzgün Baba'nın üç kardeşinden birinin adı da Zelgul'dur. Bu nedenle kitabımda özellikle Dersîm coğrafyasından ilham aldım ve duygularımı şiirlere dönüştürdüm” dedi.
BESÊ HOZAT İLE İSTİKLAL CADDESİ’NDE
Kürt Özgürlük Hareketi’nin 11 Temmuz’da silah yakma törenin tarihi bir gün olduğunun altını çizen Mordem Zel, şiirlerinde bu konuya da değindiğini dile getirerek, "O günkü duygularımı kaleme dökerken içimdekileri o gün yaşadıklarımla birleştirdim. Besê Hozat ile Kasımpaşa sokaklarını, Gezi Parkı’nı ve İstiklal Caddesi'ni gezdim” dedi.
Aradan geçen bir yıla rağmen henüz devletin üzerine düşeni yapmadığına dikkat çeken Mordem Zel, “Oysaki silah yakan gerillaların legal alana gelip siyaset yapma yolu açılabilirdi. Bu ve benzeri adımlar toplumda olumlu izlenimler bırakabilir. Bir samimiyet oluşturabilirdi. Silahlarını yakan gerillaların yasal siyaset yapmasının önü açılabilirdi. Bu tavrın görülmesi ve değerinin bilinmesi gerekiyordu" diye konuştu.
‘UMUDU YAYABİLMELİYİZ’
Edebiyatın kuşaklar arasında bir köprü olduğunu vurgulayan Mordem Zel, "Şiirler, hikayeler, romanlar yazılır. Ancak en önemlisi çocuklarımızın bunları okuyabilmesidir. Bizden önceki kuşakların yazma imkanları belki daha sınırlıydı. Onlardan aldığımız mirası büyütmek bizim sorumluluğumuzdur. Çocuklarımıza okuyabilecekleri eserler bırakmalı, bunun için hep birlikte emek vermeliyiz. Zelgul aynı zamanda umuttur. Hepimizin hayatında mutlaka bir Zelgul çiçeği vardır. Çiçekler en güzel kokuyu etrafa yayar. Bir haftalık ömrü olan bir çiçek bile bu kadar güzel kokabiliyorsa, bizler de yaşadığımız süre boyunca çevremize iyiliği, umudu ve güzelliği yayabilmeliyiz" diye konuştu.
'XEYAL' ŞİİRİ
Zel’in 11 Temmuz silah yakma törenine dair yazdığı “Xeyal” isimli şiir şöyle:
“Bi destpêka sibehê re
Ji xewna şîrîn hişyar dibim
Li ber çavên min Zelgulek nedîtî
Nikarim pêşbînî bikim
Ew ê rojek çawa derbas bibe
Radibim û ber bi xeyalên xwe ve dimeşim
Xeyalên ne pêkhatî
Xeyalên ku li kuçeyên Kasimpaşayê
Hewarî dikin
Xeyalên ku
Li Qehwexaneya Dîrokî ya Beyoglûyê
Dibin fîncanekî qehweyî
Berê min li hemama dîrokî
Pişta min li sedra rûniştinê
Bi te re diaxivim
Destê xwe di mîndera sedrê de didim
Û bêhna te dikişînim hundirê xwe
Li kêleka min çend ecnebiyên evîndar
Laşê xwe deqandine
Bi enerjiyeke têr diaxivin
Bi hêviya careke din
Radibim
Berê min li qaymeya Tepebaşî
Bi hêviya bêhngirtinê gav diavejim
Lê hêz di çokên min de nema bavêjim gavan
Û xwe bigînim evîna te
Dimeşim
Dimeşim
Dimeşim
Di her gavê de tu
Dibî siya min
Barê min giran
Berê min li Taksîmê
Nîşaneya evîna te
Bi du hevokên helbestî
Li Parqa Geziyê
Di nav çîtan de veşartî ne
Ew xeyal dê neqlê Sûrên Amedê bêne kirin
Sûr li benda te ye
Li benda bejn û bala te
Li benda çavên te yên elayî
Li benda porê te yê kezîkirî
Li benda destên te yên hinekirî ye
Were û bi destê min bigire
Were û min hembêz bike
Were di vê roja min a mirî de
Bibe Besê
Bibe Xozat
Bila Xozat bibe 30 parî
Û xwe li çavên min rapêçe
Ez ê xwe bikim boxça evînê
Û bibim li birca evîndaran
Li Ameda rengîn
Têxim nav ruknên Sûrê
Û li benda hatina te bisekinim
Were
Were dilê min were
Were bila dinya xira bibe bi nêrînên te yên xezalî
Were û bila qet ez mirî bim.”
MA / Helin Özgün