İSTANBUL- Kronik hastalıkları bulanan sağlık emekçilerin aldıkları raporlar nedeniyle sözleşmelerinin feshedilmesine tepki gösteren sağlık meslek örgütleri ve sendikaları, “Yaşatmak için çalışanları yaşatmak zorundasınız” dedi.
İstanbul Tabip Odası (İTO), İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Birlik ve Dayanışma Sendikası, "Depremde, salgında kahraman; hastalanınca kapı dışarı" şiarıyla hastalandığı için sözleşmeleri feshedilen hekim ve sağlık çalışanlarına dair Fatih’te bulunan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Yaşamak, yaşatmak istiyoruz” ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atıldı. Ortak açıklamayı İSTAHED Başkan Yardımcısı Nahide Toksan okudu.
6 Temmuz 2022 tarihinde görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden doktor Ekrem Karakaya'yı anarak sözlerine başlayan Nahide Toksan, “Doktor Ekrem Karakaya'nın kaybı, sağlıkta şiddetin ulaştığı vahim boyutun en acı sembollerinden biridir. Ancak ne yazık ki sağlık çalışanları bugün yalnızca şiddetle değil, aynı zamanda uygulanan yanlış sağlık politikaları ve ağır çalışma koşulları nedeniyle başka bir şiddet biçimiyle, sistematik bir hak kaybıyla da mücadele etmektedir. Aile hekimliği çalışanları olarak, Sağlık Bakanlığı tarafından birbiri ardına çıkarılan yönetmeliklerle her geçen gün daha ağır hak kayıplarına ve daha büyük mağduriyetlere maruz bırakılıyoruz. Son olarak yürürlüğe konulan ‘Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ ile aylık gelirlerimizin yaklaşık yüzde 65'i performans kriterlerine bağlanmıştır. Bu düzenleme, özellikle uzun süreli tedavi görmek zorunda kalan meslektaşlarımız açısından ekonomik ve mesleki bir yıkıma dönüşmüştür” dedi.
‘YAŞANAN MAĞDURİYETLERİN TELAFİSİ GÜÇ’
Kanser, ağır kronik hastalıklar ve ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden doktorların önce gelirlerinin üçte ikisini kaybettiğini, ardından 180 günü aşan rapor süreleri gerekçe gösterilerek sözleşmeleri feshedildiğinin altını çizen Nahide Toksan, “Üstelik mevcut mevzuat nedeniyle iki yıl boyunca yeniden aile hekimliğine dönmelerinin de önü kapatılmıştır. Yıllarca bu ülkenin insanına hizmet etmiş, pandemide, depremlerde, afetlerde canını ortaya koymuş sağlık çalışanları; kendileri hasta olduklarında, tedaviye ihtiyaç duyduklarında sistem tarafından gözden çıkarılmaktadır. Bir hekimi, bir ebe ya da hemşireyi hasta olduğu için gelirinden etmek, tedavi gördüğü için işinden etmek, yaşam mücadelesi verirken bir de geçim ve gelecek kaygısıyla baş başa bırakmak kabul edilemez. Bu konuda açılan davada Danıştay tarafından önce yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş, ancak daha sonra yapılan itiraz üzerine bu karar kaldırılmış ve sözleşme fesihleri uygulanmıştır. Hukuki süreç devam etse de yaşanan mağduriyetler telafisi güç yaralar açmıştır” diye konuştu.
‘ÇALIŞANLARI YAŞATMAK ZORUNDASINIZ’
“Pandemide alkışladığınız, depremde düşünmeden yardıma koşan sağlık çalışanlarını bugün hasta oldukları için cezalandıramazsınız” diyen Nahide Toksan, “Sağlık çalışanını hasta olduğu için cezalandıran, gelirini kesen, sözleşmesini fesheden ve geleceğini elinden alan hiçbir uygulama ne hukukla, ne vicdanla ne de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşır” ifadelerini kullandı. Nahide Toksan, “Bizler, sağlıkta şiddete kurban verdiğimiz meslektaşımız doktor Ekrem Karakaya'nın anısı önünde bir kez daha söz veriyoruz. Sağlık çalışanlarını yalnızca silaha karşı değil, onları mesleklerinden, güvencelerinden ve geleceklerinden eden bu sistematik mağduriyete karşı da savunacağız. Sözleşmeleri feshedilen tüm arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu, bireysel davalarının açılmasından görevlerine iade edilecekleri güne kadar her platformda bu hukuksuzluğa ve bu zulme karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. Sağlıkta şiddeti de, sağlıkta zulmü de kabul etmiyoruz. Yaşatmak için çalışanları yaşatmak zorundasınız” diye belirtti.