Kozanoğlu: Döviz kontrol edilmese kriz başlayacak
Sönmez: Enflasyonun 6 puan yükselmesi bekleniyor

img

İSTANBUL  - Siyaset yumuşamadığı takdirde ekonomideki belirsizlik ve sisli ortamın devam edeceğini belirten ekonomist Mustafa Sönmez, Mart ve Nisan ayında enflasyonun 6 puan yükselmesinin beklendiğini söyledi. Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ise, “Dövizi kontrol edemedikleri takdirde ekonomide derin bir kriz başlayacak” dedi. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) 19 Mart’ta gerçekleştirilen operasyon ve belediye başkanlarının gözaltına alınarak tutuklanmasına karşı protestolar devam ediyor. Türkiye siyaset tarihine “darbe” olarak geçen gözaltı ve tutuklamalar sonrası “gösteri” hakkına yönelik baskılar artarken, en sert etkilerden biri de ekonomide yaşandı. Dövizde rekor artışlar yaşandı. 36,70 Türk Lirası’ndan (TL) işlem gören Dolar, İBB’ye dönük operasyondan sonra 5 liralık bir artışla 41.12 seviyesine çıkarak rekor kırdı. 39 TL’den işlem gören Euro 44 TL’yi gördü, gram altın 4 bin TL’nin üzerine çıktı. Borsa İstanbul, yüzde 17 değer kaybetti. 
 
Kurlardaki olağanüstü hızlı artış sonrası ortaya çıkan TL’deki değer kaybıyla Türkiye saatler içinde yoksullaştı. Merkez Bankası’ndan rezerv satış hamlesi geldi. Döviz kurundaki rekor artışların enflasyonu arttıracağı belirtilirken, yoksulluğun daha da artacağı öngörülüyor. Ekonomistler Mustafa Sönmez ve Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, ekonomideki hareketlenmenin halka nasıl yansıyacağını Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.
 
FİRMALAR GÜVENLİ LİMAN ARIYOR 
 
Siyasi ortamın ekonomiyi de etkilediğini belirten ekonomist Mustafa Sönmez, firmaların “güvenli liman” arayışında olduğunu söyledi. Firmaların beklentilerinin iyi olmadığını vurgulayan Sönmez, firmaların böyle durumlarda “güvenli liman” olarak altın ve dövize yöneldiğini aktardı.  
 
 MERKEZ BANKASI’NIN DURUMU   
 
19 Mart’taki tutuklama ve gözaltılardan sonra piyasaların açılmasıyla dövizin arttığını anımsatan Sönmez, “Merkez Bankası bu tür ataklara karşı elindeki rezervlerle yangını söndürmeye yöneliyor. Herhalde bir müdahale oldu ki tekrar aşağı iniş söz konusu oldu. Ama bu devam edecektir. Merkez Bankası elindeki rezervlerle müdahale edecek ve bu tekrar iniş ve çıkışlara neden olacaktır. Merkez Bankası’nın elindeki bir diğer araç da TL faizini arttırmaktır. TL faizini arttırarak TL’den kaçmamayı sağlamak. Bu iki yol da, iki ucu pis değnektir. Dövize dönük müdahale ettiği zaman elindeki cephane azalıyor. TL’nin faizi arttırdığı zaman da ekonomi yavaşlıyor” diye belirtti.
 
SİYASETİN EKONOMİYE ETKİSİ 
 
Doların yükselişinin siyasetle ilgili olduğunu vurgulayan Sönmez, “Haksız gözaltı ve tutuklamalardan geri dönülürse, erken seçim talebine karşı çıkılmazsa siyaset yumuşar. Siyaset yumuşarsa ekonomi de yumuşar. Dolayısıyla piyasada güven artar. Aksi halde ekonomideki bu belirsizlik ve sisli ortam hep devam edecek” dedi. 
 
MART VE NİSAN ENFLASYON TAHMİNİ
 
Merkez Bankası’nın şu an Dolar’ı 38 TL’de tutmaya çalıştığına dikkati çeken Sönmez, Dolar’daki 2 TL’lik artışın bile enflasyona neden olacağına işaret etti. Sönmez, “Türkiye birçok mal ve hizmeti ithal ediyor. Bunlar dövizle yapıldığından dövizdeki her artış maliyetleri de arttırıyor. Maliyetler de fiyatlara yansıyor. Dolayısıyla Mart ve Nisan enflasyonunun en az 6 puan yükselmesi bekleniyor. Bu yükseldiği için asgari ücret, emekli maaşları eriyor ve yoksullaşma daha da artıyor. Çözüm siyasettedir. Tutuklama ve gözaltıların kaldırılması, halkın erken seçim talebine karşılık verilmesi ve hukuk devletine geri dönülmesi gerekir ki piyasadaki güvensizlik ortamı yok olsun. Bu yapılmadığı sürece ekonomideki bütün gelir dağılımı, istihdam ve diğer parametreler etkilenir.  Mesele ekonomik tedbirlerle ilgili değil, siyasetle ilgilidir” ifadelerini kullandı.
 
30 MİLYAR DOLAR REZERV SATILDI 
 
19 Mart’taki operasyonlardan sonra Dolar ve Euro’nun yüzde 10 değer kazandığını hatırlatan Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Merkez Bankası’nın 3 günde 25, bugüne kadar ise 30 milyar Dolar rezerv sattığını belirtti. Kozanoğlu, şöyle devam etti: “Rezerv sattığı zaman TL çekiyor. Böyle olunca da piyasadaki para miktarı azalıyor ve alışveriş zorlaşıyor. Faizler daha da yükselecek. Bu nedenle kredi kartı ve ihtiyaç kredi borçlarının ödenmesi zorlaşıyor. Bu büyük ölçüde ticari krediler için de geçerli. Önümüzdeki günlerde de kuru tutmaya çalışacaklar. Çünkü iktidarın genel stratejisi enflasyon üstünde bir faiz vermektir. Enflasyonun altında bir kur artışıyla enflasyonu dizginlemek istiyorlar. Merkez Bankası’ndaki rezervi zorlayacaklar. Bu da faizlerin yüksek seyretmeye devam edeceği anlamına geliyor. Döviz kurunu kontrol etmeleri halinde ekonomi yavaşlayacak, işsizlik artacak, faizler yüksek seyrettiği için başta bireysel kredi borçları olmak üzere borçların ödenmesi zorlaşacak. Hem enflasyonun hem durgunluğun yaşandığı zor bir süreç bekliyor. Dövizi kontrol edemedikleri takdirde ise ekonomide derin bir kriz başlayacak. Uygulanan ekonomi politikaları ‘kemer sıkma programı.’ Bu faturayı geniş kitlelerinden çıkartan bir programdı. Bunu devam ettirmeye çalıştıkça insanların yaşam koşulları daha da zorlaşacaktır. Hükümet açısından kolay bir çıkış görünmüyor.”
 
MA / Melik Çelik