Newala Qoriyê: Cennet mi, cehennem mi?
ŞIRNEX - “Cehennem” diye isimlendirilen Kürdistan’ın en doğal alanlarından Newala Qoriyê, yeşilin tüm tonlarının buluştuğu bir yer. Dicle Nehri’nin can suyu taşıdığı vadi uzun yıllardır el değmemiş bir cenneti anımsatıyor.
Kürdistan’ın kutsal kitaplarda bir ödül, mükafat olarak tanımlanan “cennet” noktalarından biri Newala Qoriyê (Botan Vadisi) eşsiz güzelliğiyle büyüleyen bir mekan. Botan bölgesinin birçok noktası gibi doğası ve sarp dağlarıyla insanı başka bir evrene taşıyan zaman tüneli gibi. Vadi aynı zamanda papatya, gelincik, karahindiba, düğün çiçeği, kekik bitkilerinin yanı sıra meşe, ceviz, erik, alıç, çınar, zakkum gibi birçok ağaç türünün yaşam bulduğu ve sunduğu bir alan. Vadiye adım atıldığı an insanın yüzüne vuran kekik kokusu bölgenin tamamında hakim.
DİCLE ETRAFINDA KURULAN BİR YAŞAM
Dicle Nehri’nin yeşili ile ormanlık alanın renklerinin buluştuğu vadi capcanlı bir renk cümbüşünü anımsatıyor. Vadi yeşilin her tonu içinde yer alan çiçeklerle süslenmiş bir tablo gibi. Newala Qoriyê toprağın yarılarak içinden geçen Dicle’nin yaşam suyuyla yarattığı bir mücevheri andırıyor. Bölge saklı bir tünel olmasına rağmen çok eski dönemlere dayanan bir yerleşim yeri. Yüzyıllar önce Dicle Nehri’nin ana bir ticaret merkezi olmasından kaynaklı da bölgenin bir merkeze dönüştüğü belirtiliyor. Vadi içinde yer alan yerleşim yerlerinin ana ulaşım ve taşımacılığının Dicle Nehri üzerinden sallarla sağlandığı aktarılıyor.
TARİHSEL BİR YAŞAM ALANI
Uzun yıllar boyunca Kürt Özgürlük Hareketi üyelerinin mücadele alanı olmasının dışında yerleşimin olmadığı vadinin çok eski bir Süryani yaşam bölgesi olduğu tahmin ediliyor. Vadi içerisinde kayalar içerisine kurulan mağaraların ev olarak kullanıldığı biliniyor. Vadinin üst kısmında yer alan Hespist köyünün Süryanice adının ise Ispıst olduğu ve anlamının ise “Kör yılan” olduğu belirtiliyor.
SÜRYANİLER İÇİN BİR MERKEZ
Bölgede çok sayıda kilise olduğu bilinse de buna dair henüz arkeolojik bir çalışma yürütülmemiş. Yine vadideki kiliselerden kalma bir kalıntıların yer aldığı bölge Süryaniler tarafından ziyaret ediliyor.
Türkiye’nin kuruluş sürecinde Kürtlere yönelik yok etme, asimilasyon politikalarının sonucu olarak hem köyün hem de vadinin adı Türkçeleştiriliyor. Hespist’a Yarbaşı adı verilirken bir cenneti andıran Newala Qoriyê’ye ise “Cehennem Deresi” adı veriliyor. Her iki isim de yerelde karşılık bulmasa da dijital mecralarda ve resmi kaynaklarda bu haliyle yer alıyor.
ASİMİLASYON POLİTİKASI
Vadiye neden “Cehennem Deresi” adının verildiğini sorduğumuz köylüler 1990’lı yıllarda yoğun çatışmaların yaşandığını, bölgeye giremeyen ya da girse de çıkmakta büyük zorluk yaşayan askerler tarafından bu adla anılmaya başlandığını belirtiyor.
YASAKLANAN BÖLGE
Bölge sadece 1990’lı yıllarda değil geçtiğimiz birkaç yıl öncesine kadar girişinin yasaklı olduğu bir vadi. 2023 yılına kadar kent valiliği tarafından “özel güvenlik bölgesi” ilan edilen vadiye köylüler bile ancak karakoldan alınan özel izinlerle inebiliyor. Köylülerin büyük bir bölümü Dicle Nehri ile onunla birleşen derenin buluştuğu yerde balık tutarak geçimlerini sağlıyor.
KARAKOL VE KULEYLE İZLENEN BÖLGE
Sürece rağmen bölgeye yapılan askeri kule hem Gabar hem de Botan Vadisi’ni kontrol atında tutmayı amaçlıyor. Ispıst köyü içinde yer alan jandarma karakolu da kulenin tam karşısında bulunuyor. Bölgeyi denetleme aracına dönen karakol Vadiye inen her yurttaşa Genel Bilgi Taraması (GBT) sorgulaması yapıp bazılarının fotoğraflarını çekerek fişliyor.
KORKUTAN ZİYARETÇİ AKINI
Bölgeye dair bir diğer tehlike ise sanal medya platformları üzerinden yapılan duyurularla birlikte başlayan “ziyaretçi” akını. Her hafta yüzlerce “yerli turist” kafilesinin akın ettiği bölge yıllardır korunan doğa ve tarihi yapının zarar görmesi tehlikesini taşıyor. Birçok kişi instagram fotoğrafları ve videolarından gördükleri alana düzenlenen turlara katılıyor. Bölgede fotoğraflar çekerek yayınlayan, doğanın yapısına müdahalelerde bulunması el değmemiş doğanın zarar gelmesine sağlıyor.
MA / Dicle Müftüoğlu -Dilgeş Ruvanas