Ortadoğu'da bitmeyecek savaşa doğru: Çözüm demokratik ulus

Paylaş:
HABER MERKEZİ - Egemen ve statükocuların Ortadoğu planları Suriye'de bitmeyen savaşa yol açarken, şimdiki hedef İran merkezli Irak savaşı. Bunlara karşı duracak yegane yol da, Kuzey ve Doğu Suriye'de hayat bulan demokratik ulus projesi. 
 
Suriye'de 2011 yılında halkın öfkesi ile başlayıp, sonra egemen ve statükocu bölge devletlerin vekalet savaşına dönen iç savaş, aşama aşama egemenlerin ve statükocuların sahneye inmesine kadar ilerledi. BAAS rejiminin diktatörlüğüne karşı başlayan halkın öfkesi artık paylaşım savaşının bir parçası oldu. Suriye iç savaşı olarak başlayıp 14 yıl süren çatışmalar sonunda, egemenler halkların isyan ettiği diktatörlüğün daha da karanlığı olan selefi, radikal bir karanlığa teslim edildi. Egemen ve statükocular, El Kaide ideolojili El Nusra'yı Heyet Tehrir El Şam olarak akladı ve başındaki Colani'yi Ahmet Eş-Şara ismiyle Suriye halklarının başına getirdi.
 
İSRAİL HEGEMONYASI, İRAN TASFİYESİ
 
Plan, Suriye'de savaşı bitirmek, İsrail'in hegemonyasını tesis etmek vekil olarak olarak savaşı yürütenleri Irak'a taşımak, İran uzantılı güçleri tasfiye etmek. Bu planın önünde engel teşkil edebilecek, uymayacak güçleri ya tasfiye etmek, ya da ehlileştirmekte planın parçası olarak sahaya yansıtıldı. Kuzey ve Doğu Suriye halklarının insanlığın onuru, güvenliği için verdiği binlerce can yok sayıldı. DAİŞ ile aynı zihniyette ve aralarında geçişkenlik olan HTŞ, Suriye'nin başına getirilerek biat istendi. Kuzey ve Doğu Suriye'de DAİŞ'i yenmek için ittifak kurdukları halkları, bu karanlık zihniyetin önüne attılar. Yine DAİŞ-HTŞ'den en ağır zoru yaşayan Durziler, Aleviler, farklı inançlar katliamla yüz yüze bırakıldı.
 
HER TARAFTA KATLİAM
 
İsrail hegemonyasının tesisinde rol oynayacak olan İMEC yol projesi ve Arapları bütünen boyunduruğa alan İbrahim Antlaşmaları önünde engel teşkil edebilecek İran'ı tasfiye etmek için, deyim yerindeyse insanlık katledildi. Bundan güç alan HTŞ önce Esadı gönderdi, sonrasında Durziler, Aleviler, Hristiyanlar üzerinde katliamlar yaptı. Bu arada yenebileceklerine inanamadıkları Kuzey ve Doğu Suriye halkları ile başta 10 Mart olmak üzere bir çok antlaşma imzaladı. Ancak varlıklarını borçlu oldukları bölge devletlerinin isteklerine de yok diyemediler. Özellikle Türkiye Kürtlerin statüsünü kendisine tehdit saydı ve asgari haklar ile tutulmalarını istedi. Paris'te QSD ile bir araya gelmesi gereken HTŞ, İsrail ile oturtuldu ve Türkiye, ABD gözetmen oldu. Sonuçları açıklanmasa da bu toplantıda İsrail'in hegemonyasının kabulüne karşı Kuzey ve Doğu Suriye halklarının üzerinin çizildiği sahaya yansıdı.
 
KUŞATMA SÜRÜYOR
 
HTŞ aynı gün Halep'teki Kürt mahallelerini ablukayı alıp katliam yaptı. Ardından Dêr Hafir, Meskene, Tebqa, Rakka, Dêra Zor bir bir işgal edildi. Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi tüm bu kentlerden olası halk katliamlarına karşı Kürt kentlerine çekildi. Bu kentlere giren HTŞ, cezaevlerindeki DAİŞ'lileri ya serbest bıraktı ya da ABD eli ile Irak'a taşıdı. Şimdi de Kürt kentlerini kuşatan HTŞ, Kobanê ve Hesekê'ye aralıksız saldırıyor.     
 
ROJAVA DİRENİYOR  
 
Kuzey ve Doğu Suriye halklarının Kürt kentlerindeki direnişi HTŞ ve ortaklarına geri adım attırsa da hala ciddi tehdit devam ediyor. Kürdistan'ın 4 parçasında Kürtler bir olup Rojava'yı varlık yokluk olarak tanımlarken, dünyanın her tarafında insanlar ayağa kalkıp Rojava'ya sahip çıktı. Direnişi kıramayıp, halkların öfkesine nail olan egemen ve statükocular, HTŞ'yi ateşkese zorladı. Ancak söylemdeki ateşkes sahada geçerlilik taşımıyor, HTŞ saldırmaya devam ediyor.
 
HEDEF HAŞDİ ŞAHBİ
 
HTŞ-QSD savaşının ateşkes sonrası nereye evrileceği tartışılsa da gündem yavaş yavaş ana hesap olan Irak sahasına dönüyor. Hedef Haşdi Şahbi, karada savaşacak vekil DAİŞ-HTŞ olarak aktarılıyor. Egemenler her ne kadar bu planı adım adım ilerletse de Haşdi Şahbi'nin direnme gücü, İran'ın vereceği destek, Çin'in el altından teknik donanım sağlaması sonucun zorlu olacağını gösteriyor. ABD, Ortadoğu'da İsrail hegemonyası ve hakimiyet için attığı adımlar ile Ortadoğu'nun hikayesini yeniden karanlığa teslim edecek. Çünkü bu hesap Irak, İran, Suriye hatta Türkiye'yi bir anda savaş sahasına çevirebilir. Bu sahanın yansımaları da Avrupa, ABD ülkelerine DAİŞ zihniyetinin eylemleri olarak yansıyabilir.
 
KURTULUŞ DEMOKRATİK ULUS
 
Bu sebeple Ortadoğu halklarının önlerine koyacağı yegane yol, Kuzey ve Doğu Suriye'de hayat bulan demokratik ulus perspektifidir. Halklar bir olup direnişi seçerlerse, onlar adına yürütülecek savaşın parçası olmaz tepinen fillerin altında ezilmezler. Aksi durum belki de yüzyıl sürecek karanlık bir geleceğin ve savaşların coğrafyası olmaktan kurtulamazlar.
 
MA / E. Pejder Altan