Zorunlu göçle uzaklaştığı diline geri dönüş

Paylaş:
MÊRDÎN - Köyünün boşaltılması nedeniyle çocuk yaşta ailesiyle birlikte zorunlu göç yaşayan Şehriban Defişet, yıllar sonra Kürdistan'a dönüp Kürtçeyi öğrenirken aynı zamanda dilin yaşatılması için çalışmalar yürütüyor.
 
Devletin baskı politikaları nedeniyle zorunlu göçe maruz kalan ve köklerinden kopartılan birçok Kürt, batı metropollerinde asimilasyon politikalarıyla anadil ve kültüründen uzaklaştırıldı. Bunlardan biri de Şehriban Defişet oldu. Şuan Mezopotamya Kürt Dili Derneği (KOM KURDÎ DER) Eşbaşkanı olan Şehriban Defişet'in Kürtçeyle yeniden kurduğu bağ ise, ayrımcılık ve ailesinin yaşadığı kayıplarla şekillendi. 
 
Bugün hem derneğin eşbaşkanlığını yürüten hem de kurum bünyesinde Kürtçe eğitim alan Şehriban Defişet, anadilin yaşamındaki yerini "kimlik ve onur" olarak nitelendirdi.
 
12 YAŞINDA MARUZ KALDIĞI AYRIMCILIK  
 
Ailesinin 1980'li yıllarda Riha'daki köylerinin boşaltılması üzerine Adana'ya göç etmek zorunda kaldığını belirten Şehriban Defişet, çocukluğunda Kürt kimliği nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılığı 12 yaşında yaşadığı bir olayla şöyle anlattı: "1980'li yıllarda sistem köyleri talan etti, kimse kalmadı. O süreçte aile Adana'ya gitti. Dayım tutuklandı, ailemizden iki kişi yaşamını yitirdi. Ben 12 yaşındaydım. Saçımı örtmüştüm. Bir gün arkadaşımın yanına gittim. Annesi 'Şehriban'la oynama' dedi. 'Niye?' diye sorunca 'Onlar Kürt' dedi. O an çok zoruma gitti. Eve gidip ağladım, saçımı açtım ve bir daha kapatmadım. Annem Kürtçe biliyor, Türkçe bilmiyordu. Ama 'Biz zorluk gördük, çocuklarımız görmesin' diyordu. Bu yüzden bize Kürtlüğü çok tanıtmadı."
 
Abisi Ferdi Defişet'in (Botan Hilvan) 2007 yılında Şirnex'in Elkê (Beytüşşebap) ilçesine bağlı Kato Dağı bölgesinde yaşamını yitirmesinin ardından ailesinin ekonomik olarak hedef alındığını söyleyen Şehriban Defişet, "Abim yaşamını yitirdiğinde ekonomik olarak durumumuz iyiydi. Fırınımız ve marketimiz vardı. Haberin ardından yasımızı tuttuk. Daha sonra insanlar 'biz bunlardan alışveriş yapmayacağız' demeye başladı. 'Bunlara para veriyoruz, onlar da teröristlere gönderiyor' diyorlardı. Kimse ekmek almamaya başladı. Kısa sürede borçlandık ve işlerimizi kaybettik sonra da iflas ettik" diye belirtti. 
 
OKULDAKİ AYRIMCILIK 
 
Üniversite eğitimi için Yozgat'a gittiğini ancak burada da Kürt kimliği nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldığını dile getiren Şehriban Defişet, kent girişinde Kürtlere yönelik hakaret içeren bir yazıyla karşılaştığını söyledi. Şehriban Defişet, üniversitede ise Kürt öğrencilerin bir araya gelmesinden yönetimin rahatsız olunduğunu dile getirdi. Abisinin yaşamını yitirmesinden sonra öğretmeninin kendisine "kardeşin terörist" dediğini ve yaşadığı bu süreçlerin eğitim hayatını da olumsuz etkilediğini belirten Şehriban Defişet  "Okula döndüğümde öğretmenim yanıma geldi ve 'kardeşin terörist' dedi. Çok çalışıyordum. Bir sınavdan 97 almıştım ama bana 57 verdi. Bunun üzerine gitmedim. Kimseye de anlatmadım" dedi.
 
HEM EŞBAŞKAN HEM ÖĞRENCİ
 
Yaşadığı tüm bu süreçlerden sonra Mêrdîn'e gelen Şehriban Defişet, Kürtçeyle yeniden bağ kurduğunu belirterek KOM KURDÎ DER'in kuruluş sürecinde yer aldığını aktardı. Şehriban Defişet, Kürtçesinin yeterli olmadığını düşündüğü için de ilk başta çekindiğini ancak buna rağmen çalışmalara katıldığını dile getirerek, "Arkadaşlar Kürtçe dil kurumu kurmak istediklerini söylediler. Ben de 'Kürtçem akademik düzeyde değil ama hem öğrenmek hem de yönetimde yer almak istiyorum' dedim. İlk zamanlar hata yapmaktan korkuyordum. Yanlış konuşurum diye çekiniyordum. Ama yine de birlikte bu kurumu kurduk" ifadelerini kullandı. 
 
Yaklaşık üç aydır düzenli olarak Kürtçe konuşarak kendisini geliştirdiğini söyleyen Şehriban Defişet, bugün hem derneğin eşbaşkanı hem de öğrencisi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Kişinin kendi dilini öğrenmesi hiçbir zaman geç değildir. Ben konuşa konuşa geliştirdim. İki kere yanlış olsa da bir kere doğru oluyor. Dil gerçekten bizim varlığımızdır. Dil kimliktir, dil onurdur. Henüz yeni öğreniyorum ama öğrenmeye devam edeceğim. Ne geçtir ne de erkendir. Bundan sonra da bunu başarabiliriz." 
 
MA / Haşim Abak
 
İlgili Haberler
Gimgim'da 12 yıl aradan sonra Kox Festivali
Gimgim'da 12 yıl aradan sonra Kox Festivali

Gimgim'da 12 yıl aradan sonra düzenlenecek Kox Festivali'ne katılım çağrısında bulunan Gimgim Belediye Eşbaşkanları, barışın konuşulacağı bir festival olacağını vurguladı.

Cizîr'de kültürel asimilasyonun 'sinsi' oyunları: Erik Dalı, Huriyem...  <font color=#ff0000> ANALİZ </font>
Cizîr'de kültürel asimilasyonun 'sinsi' oyunları: Erik Dalı, Huriyem... ANALİZ

Cizîr’deki düğünlerde yaşanan değişim dikkat çekiyor; sokaklardan salona taşınan düğünlerde davul ve zurnanın yerini farklı enstrümanlar alırken, bazı düğünlerde sonlara doğru "Erik Dalı" ve "Huriyem" gibi şarkılar neredeyse bir zorunluluk olarak görülüyor.

‘Kürtçe tüm kamusal alanlarda yer almalı’
‘Kürtçe tüm kamusal alanlarda yer almalı’

İBB’de ALO 153’e Kürtçenin eklenmesinin değerli ancak yetersiz olduğunu belirten Kent Uzlaşısı ile seçilen İBB Meclis üyesi Cabbar Barış, Kürtçenin tüm kamusal alanlarda yer alması gerektiğini söyledi.

Sanatçılar uyuşturucuya ve fuhuşa karşı bir arada mücadele edecek
Sanatçılar uyuşturucuya ve fuhuşa karşı bir arada mücadele edecek

Amed’deki kültür ve sanat kurumları, uyuşturucu ve fuhuşa karşı başlatılan "Rabin" hamlesine destek verdiklerini açıklayarak, sorumluluk üstleneceklerini söyledi.

Aram Tigran öğrencileri konser verdi
Aram Tigran öğrencileri konser verdi

Aram Tigran Konservatuvarı'nın Gezici Müzik atölyesi programıyla eğitim alan Kerwanpınar Mahallesi'ndeki çocuklar, konser veri.