Kadınlarla yaptığı içsel yolculuğu tuvale aktardı

Paylaş:
AMED - Kadınlarla yolculuğunu tuvale yansıtan ressam Bahar Azizoğlu Ergül, “Bakan kişiyi de kendi içsel yolculuğuna çıkmaya davet ediyoruz. Çalışmalarım anlamaktan ziyade hissetmeye davet ediyor” dedi. 
 
Amed’in Sûr ilçesinde bulunan tarihi Cemilpaşa Konağı’nda ressam Bahar Azizoğlu Ergül’ün “Baharın Kadınları” ismini verdiği sergisi açıldı. 25 Mayıs’a kadar sürecek serginin ana teması kadın, çiçek ve kuşlardan oluşuyor. Resimlerde kadının içsel yansımalarının yanı sıra ikircikliklerinin, çeşitliliğinin, kırılganlığıyla birlikte direnişini ve özgürlük arzusunu da görmek mümkün. Her resim katmanlarıyla, yansıttıklarıyla bir parça “ben” olmanın yansımasını da görmeye gelenlere hissettiriyor.
 
 
Ressam Bahar Azizoğlu Ergül, “Baharın Kadınları” sergisinin ortaya çıkışını ve resimlerine dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
Bahar Azizoğlu Ergül, yaklaşık 7 yıldır aktif olarak resim yaptığını ve ilgisinin daha çocuk yaşta annesinin kare kalem çizdiği güçlü kadın figürleriyle başladığını belirtti. Annesinin çizdiği güçlü kadın figürlerinin kendisinde heyecan uyandırdığını ifade eden Bahar Azizoğlu Ergül, “Belli dönemlerde resim kurs deneyimlerim oldu, özel ders deneyimlerim oldu. 7 yıl öncesine kadar resim çizmeyi, yapmayı, hayatımın bir köşesine iliştiremedim. Sürdürebilme cesaretini bulamadım. Ama her zaman böyle bir yolum olduğunu, böyle bir yolun beni beklediğini biliyordum” dedi. 
 
Hayalinin peşinden gittiğini anlatan Bahar Azizoğlu Ergül, sergisine “Baharın Kadınları” ismini neden verdiğini de şu sözlerle açıkladı: “Bahar'ın Kadınları’ düşünsel ve içsel yolculuğundan kaynaklı doğdu. Yaptığım çalışmadaki her bir kadınla beraber içsel bir yolculuğa çıktım. Onların duygularını çok yoğun bir şekilde taşıdım ve fırçamla tuvale yansıttım.”
 
‘HİSSETMEYE DAVET EDİYOR’
 
Akrilik boya ve katmanlarla resimlerini tuvale aktardığını ifade eden Bahar Azizoğlu Ergül, “Çalışmalarımın çoğu katmanlı ve dokulu, her bir çalışmamda göreceksiniz ki katmanlar mevcuttur. Bu katmanlar geçmişi, yaşanmışlığı, maneviyatı, sabrı, zamanı, hüznü, sevinci, kederi anlatmaktadır. Ve bu katmanlardan çıkarak, kadının dik duruşunu oluşturmaya çalıştım. Bir kadının dik duruşunu anlatmaya çalıştım. Bakan kişiyi de kendi içsel yolculuğuna çıkmaya davet ediyoruz. Çalışmalarım anlamaktan ziyade hissetmeye davet ediyor. Belki kendinizden bir parça bulursunuz ya da geçmişte bıraktığınız bir duygu ile karşılaşabilirsiniz. Ya da dile getiremediğiniz bir söz, duygu, düşünceyi ifade edebilirsiniz” diye belirtti. 
 
‘DUYGULARIMI RESİMLERİME YANSITIYORUM’
 
Yaşadığı duygusal yoğunluklarını sözle ifade etmek yerine boya ve renklerle tuvale yansıtmayı tercih ettiğini belirten Bahar Azizoğlu Ergül, “Eserlerimle birbirimize kattığımız çok şey var. Her bir çalışmadaki kadın ile konuştuğum oldu. Uzun uzun bakıştığım oldu. Ağlaştığım oldu. Olması gereken oydu yoksa ben başka türlü o duyguyu nasıl verebilirdim. Bir kadının yaşantısından, kadına dair yazılan haberden etkilenip kafamda bir şeyler oluşturup tuvale aktarabiliyordum” diye konuştu.  
 
Resimlerinde çiçek, kuş, kelebek simgelerini kullanmasının nedenlerini de Bahar Azizoğlu Ergül, “Kadınla tabiatı, doğayı birbirine çok benzetiyorum. Kadının ruhunu bir çiçeğin ruhunu çok benzetiyorum. Kadının var oluşunu, çiçeğin topraktan nasıl zahmetle çıkışını birbirine iliştiriyorum. Birçok kültürü harmanlamaya çalıştım. Yani ben nasıl bu topraktaki bu coğrafyadaki kadınları hissedebiliyorsam başka diyarda yani sınırın ötesindeki diyarlara da gidip o kadınların ruhunu anlayabiliyordum, hissedebiliyordum. Onu da yapmaya çalıştım” ifadelerini kullandı. 
 
 
 
‘İÇİMİZDE BÜYÜYEN BİR GÜÇ VAR’
 
Saçları örülü bir kadının örgüsüne konan bir kuşun çizildiği tabloya dair de Bahar Azizoğlu Ergül, şunları söyledi: “Mesela kezî, çok yoğun duyguyla yaptığım bir resimdi. Çok kısa sürede yaptığım bir resimdi. Öfkenin aslında bu şekilde tuvale yansıması bu şekilde oldu. Yani bizim saçımızdaki saç bağımızı kuşlar dalgalandırabilir. Saçımızda çiçekler vardır. Başka türlü şeyler yoktur. Yani çiçekler konar, böcekler konar. O özgürlük, umut duygusuyla yaptım. Kadın umudunu tabi ki dik duruşunu da içinde taşıyor. En sessiz anlarımızda bile içimizde büyüyen bir güç var ve her kadın kendi bağrını içinde taşır.” 
 
MA / Berivan Altan - Müjdat Can