Aydınlardan Kürtçe çağrısı: Stratejiye ihtiyaç var

Paylaş:
WAN - Kürtçe üzerindeki tehlikeleri ve çözüm önerilerini tartışan aydın ve yazarlar, geleceğe dönük bir stratejinin belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. 
 
15 Mayıs Kürt Dil Bayramı geride kalırken, yapılan eylem ve etkinliklerin temel talebi Kürtçenin resmi ve eğitim dili olması oldu. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Wan Şubesi de dil bayramı kapsamında 3. Kürt Dil Sempozyumu gerçekleştirdi. "Kürdistan'da Kürtçenin ve Kürtçe eğitimin durumu" konulu sempozyuma, Kürdistan'ın 4 parçasından birçok isim katıldı. Kürtçenin lehçelerinin durumunun yanı sıra hukuk ve diğer alanlardaki kullanımı üzerine tartışmalar yürütüldü. Konuşmacılar, Kürtçe için "radikal adımlara" ihtiyaç olduğunu vurguladı. 
 
 
KÜRTÇE YERİNE İNGİLİZCE TERCİH EDİLİYOR
 
Federe Kürdistan Bölgesi'nin Hewlêr kentinden sempozyuma katılan hukukçu-araştırmacı Azad Weledbegî, Kürtler arası parçalanmışlığın aynı zamanda dilde de bir parçalı hale neden olduğuna işaret etti. Weledbegî, "Başûr’a bakarsak, Kürtçe 2005 yılında Irak anayasasında resmi dil olarak tanındı. Federe Kürdistan Bölgesi ve Irak'ta resmi dillerimizden biri Kürtçe. Resmi olarak da tüm alanlarda bir dil olarak kullanıyoruz. Hukuken bir sorun yok. Ancak pratikte yasalar gerektiği gibi uygulanmıyor" dedi. Weledbegî, Federe Kürdistan Bölgesi'nde Kürtçenin resmi dil olduğunu ancak özellikle özel okullarda Kürtçe yerine İngilizceye bir yönelim olduğunu söyledi. 
 
'KÜRTÇEYE DAHA FAZLA ÖNEM VERİLMELİ' 
 
Bakurê Kurdistan'da da asimilasyonun ciddi boyutlara ulaştığını belirten Weledbegî, yeni nesilin dillerini konuşmadıklarına şahitlik ettiğini dile getirdi. Weledbegî, "Gençlerin Kürtçe konuşmadığını ve daha çok Türkçe konuştuğunu görüyorum. Umarım bu tür sempozyumlar, buradaki insanlarımızın Kürtçeye daha fazla önem vermesini sağlar. Umarım bu tehlikeli durumu aşabiliriz. Okullarda veya üniversitelerde Kürtçeye daha az önem verildiğini görüyoruz. Ya da bazı bilim dallarında kaynaklar sadece başka dillerde mevcut. Bu nedenle Kürt öğrenciler Kürtçe dışında bir dilde eğitim görmek zorunda kalıyorlar. Ancak Bakur’da bir mücadele var. Hükümetin Kürtçeyi resmi olarak kabul etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. 
 
'KIRMANCKÎ TÜM ALANLARDA YER BULMALI'
 
Sempozyumda Kirmanckî lehçesinin durumuna dair sunum yapan SAMER Saha Araştırmaları Merkezi'nden Serhat Temel, Kirmanckînin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunun "konuşulmaması" olduğunu söyledi. Temel, "Toplumda, kurumlarda, siyasette hiçbir alanda konuşulmuyor. Kirmanckî de en az Kurmancî kadar kendine tüm alanlarda yer bulmalı. Kirmanckînin bugünkü durumu sempozyumda da bahsettiğimiz gibi Kurmancînin durumuna göre çok çok geride” diye konuştu. 
 
'KÜRTÇE KURMANCÎDİR ANLAYIŞI VAR'
 
Kirmanckînin durumuna eğilmek gerektiğini vurgulayan Temel, şunları söyledi: "Niye daha geri planda? Çünkü Kirmancların yaşam alanı daha dar. Kirmanclar hiçbir alanda kendilerine yer bulamıyor. Ne belediyelerde ne STÖ'lerde ne de siyasette. Nerede Kürtçeden bahsetsek ilk akla gelen lehçe Kurmanci oluyor. ‘Kürtçe Kurmancîdir' anlayışı var. Kendine yer bulamayan dil nasıl gelişsin ya da yayılsın?" Böyle devam etmesi halinde Kirmanckînin 50 yıl sonra kaybolacağı uyarısında bulunan Temel, "Kirmanckî her alanda konuşulmalı, en az Kurmancî kadar bilinmeli, sahip çıkılmalıdır” dedi. 
 
'YENİ NESİL TÜRKÇEYLE BÜYÜYOR'
 
Kürtçenin eğitim dili ve bir statü sahibi olmadığına dikkati çeken yazar Qahir Bateyî ise, Kürtçe için durumun giderek daha vahim bir hale geldiğini söyledi. Bateyî, "Eskiden yasaklara rağmen Kürtçe konuşulur, el üstünde tutulurdu. Yeni nesiller Kürtçeyi öğrenerek büyürdü. Ancak artık bunun terk edilmeye başlandığını görüyoruz. Kürdistan kentlerine Kürtçe duymamaya başladık. Bu durum köylere kadar ulaşmış durumda. Evet hala anadilde eğitim göremiyoruz, ancak eskiden de göremiyorduk. Yine de Kürtler kendi ellerindeki sütunu sağlam tutuyorlardı. Bugün köydeki çocuklar bile Türkçe büyümeye başladı” diye konuştu. 
 
Kürtçe için bir stratejiye ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Bateyî, şunları söyledi: "Kürtler kendi dillerini kendileri koruyabilir ve bu dili eğitim dili yapabilir. Kürtler öyle bir çalışma yürütmeli öyle bir stratejiyi önüne koymalı ki Kürtçe üzerindeki yasak kalksın, devlet Kürtçeyi resmi olarak tanımak zorunda kalsın. İlkokuldan üniversiteye kadar bu dili eğitim dili yapabilecek bir mücadele geçmişine sahibiz. Ancak artık bir yerden başlamak zorundayız. Bunun için bir strateji, plan ve projesi olmalıdır."
 
MA / Ceylan Şahinli - Lütfü Pala