AMED - Urmiye’de başladığı tiyatro yolculuğunu devam ettiren Kêko Urmiye, tiyatronun kendisi için bir kimlik ve varoluş meselesi olduğunu belirterek, “Tiyatro her zaman Kürtçe güzeldir” dedi.
Rojhilatlı tiyatro sanatçısı Kêko Urmiye, özellikle Ezidî halkının yaşadığı trajedileri sahneye taşıdığı "Masî Ji Kûçikan Natirsin" adlı oyunuyla geniş kesimlerin beğenisini kazandı. Tiyatro serüvenine sahne arkasında görev alarak başlayan Urmiye, ilk kez "Dewrêşê Evdî" oyunuyla seyirci karşısına çıktı. O günden bu yana oyuncu, yönetmen ve tiyatro emekçisi olarak yürüttüğü tiyatro çalışmalarını sürdürüyor.
Kêko Urmiye, tiyatroya başlama serüveninden Kürt tiyatrosunun bugünkü durumuna, anadilde sanat üretiminden kültürel çalışmalara ve sanatın toplumsal dönüşümdeki rolüne kadar birçok başlıkta ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Kürtçe tiyatronun yalnızca bir sanat faaliyeti değil, aynı zamanda kültürel hafızayı ve kimliği koruyan bir alan olduğunu belirten Urmiye, Kürt tiyatrosunun tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ettiğini söyledi.
Urmiye, tiyatroya oyuncu olarak başlamadığını belirterek, ilk yıllarında kostüm hazırlama ve sahne düzenleme gibi işlerde görev aldığını anlattı. Uzun bir emeğin ardından sahneye çıktığını ifade eden Urmiye, oyunculuk kariyerine “Dewrêşê Evdî” oyunuyla başladığını söyledi. Bu oyunla çok sayıda festivale katıldıklarını ve turneler gerçekleştirdiklerini belirten Urmiye, daha sonra birçok oyunda rol aldığını kaydetti.
‘KATLİAMI BALIKLARLA ANLATTIM’
Sahneye taşıdığı eserlerin ortak temasının Kürt halkının yaşadığı acılar ve toplumsal sorunlar olduğunu belirten Kêko Urmiye, bu çalışmalar arasında "Masî Ji Kûçikan Natirsin" oyununun kendisi için ayrı bir yere sahip olduğunu söyledi. Oyunun, 3 Ağustos 2014'te DAİŞ'in Şengal'e yönelik saldırısıyla başlayan ve Birleşmiş Milletler tarafından soykırım olarak tanımlanan Êzidî katliamını konu aldığını ifade eden Urmiye, trajedi türündeki eserde balıkları güçlü bir metafor olarak kullandıklarını belirtti.
Oyunun birçok kentte sahnelendiğini aktaran Urmiye, Kerkük Tiyatro Festivali'nde bu eserle "En İyi Yönetmen" ödülüne layık görüldüklerini hatırlattı. Kürtçe bilmeyen izleyicilerin dahi oyunun taşıdığı duyguyu hissedebildiğini söyleyen Urmiye, tiyatronun dil engellerini aşarak ortak acıları görünür kılabilen evrensel bir sanat olduğunu vurguladı.
TOPLUMSAL SORUNLAR SANATINA YÖN VERİYOR
Tiyatroda en çok trajedi türüne ilgi duyduğunu belirten Kêko Urmiye, bunun nedenini Kürt halkının tarihsel deneyimleriyle ilişkilendirdi. Daha çok dram, trajedi, politik tiyatro ve halk tiyatrosu alanlarında eserler ürettiğini ifade eden Urmiye, Kürtlerin yaşadığı acıların ve toplumsal sorunların sanatına yön verdiğini söyledi.
Urmiye, “Biz Kürtlerin yaşamı trajedidir. Halkın yaşadığı acıları ve sorunları sahneye taşıdığı için trajedi bana daha yakın geliyor” sözleriyle, trajedi türünü tercih nedenini dile getirdi.
‘KÜRT DESTANLARI YENİ KUŞAKLARA AKTARAILMALI’
Sahnede Kürt kültürünün daha fazla yer bulması gerektiğini vurgulayan Urmiye, Dewrêşê Evdî, Mem û Zîn, Heso û Nazê gibi destanların tiyatro yoluyla yeni kuşaklara aktarılmasının önemli olduğunu söyledi. Gençlerin kendi hikâyelerine yabancılaştığını belirten Urmiye, Kürt sanatçılarının kültürel mirası koruma ve aktarma sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.
‘TİYATRO KİMLİKSEL BİR SEÇİMDİR’
Tiyatronun kendisi için yalnızca bir sanat alanı olmadığını belirten Urmiye, “Tiyatro benim için kimliksel bir seçimdir. Öncelikle kendimize ‘Biz kimiz?’ sorusunu soruyoruz. Her tiyatrocu kendi kimliğini, kendi halkını anlatmak ister. Tiyatro benim için bir halkın varlığıdır” diye konuştu.
Kürtçeye yönelik çalışmalar son yıllarda arttığını ancak bunun yeterli olmadığını dile getiren Urmiye, özellikle sosyal medyanın genç kuşaklar üzerinde yarattığı kültürel etkilerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kürtçenin yalnızca sahnede değil günlük yaşamda da kullanılmasının önemine dikkat çeken Urmiye, ailelerin çocuklarıyla Kürtçe konuşmamasını eleştirerek bunun dil aktarımı açısından ciddi bir sorun olduğunu ifade etti. Sanatçıların dil ve kültür mücadelesinde önemli bir sorumluluğa sahip olduğunu belirten Urmiye, “Sanatçı tüm olumsuzlukların karşısında durabilendir. Komedi yapacaksak bile kendi hikâyelerimizden beslenmeliyiz. Kürt destanları ve hikâyeleri daha fazla görünür olmalıdır” dedi.
‘ROJHILAT’DA ZOR ŞARTLARDA TİYATRO YAPILIYOR’
Rojhilat’ta tiyatro yapmanın ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu belirten Urmiye, tiyatro oyunlarının sahnelenebilmesi için çok sayıda resmi izin gerektiğini, bu süreçlerin aylar sürebildiğini anlattı. Tiyatrolar, sanat eserleri baskılardan kaynaklı somutlaştırmadan yapıldığını belirten Urmiye, “Şimdi ise savaş sürecindeyiz ve 6-7 ay boyunca tiyatronun konserlerin sanatın durduğunu belirtebiliriz. Rojhilat’da büyüyen ekonomik kriz var olan baskıların yarattığı buhranlar nedeniyle sanattan kopanlar olsa da, sürekli denetim ve baskıya rağmen Kürt tiyatrosunun gelişmeye devam ediyor" diye konuştu.
Tüm zorluklara rağmen Kürtçe tiyatro üretmeye devam edeceklerini vurgulayan Urmiye, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Artık kimsenin Kürt tiyatrocuların önüne engeller çıkarmamasını istiyorum. Kimsenin bize neden Kürtçe tiyatro yaptığımızı sormadığı bir gelecek hayal ediyorum. Çünkü tiyatro her zaman Kürtçe güzeldir.”