Annesinin bir sözü üzerine anadiline döndü

Paylaş:
AGIRÎ - Annesinin "Benim dilimi konuşmuyorsun, seninle nasıl anlaşacağız?" sözleri üzerine anadilini öğrenen ve 7 eser kaleme alan yazar Mehmet Şirin Bulğa, "Yazdığım Kürtçe kitabı mezarına götürdüm ve 'Bu dili öğrendim anne' dedim" dedi. 
 
Asimilasyonun hedefinde olan Kürtçenin her alanda konuşulmasıyla bu asimilasyon zincirinin kırılabileceğine işaret eden PEN International ve PEN Kurd üyesi yazar ve şair Mehmet Şirin Bulğa, köyden kente göçle birlikte dilinden koparıldığını belirtti. Üniversite yıllarına kadar bir dile sahip olduğunun farkında olmadığını ifade eden Bulğa, "Şehre geldikten sonra dilimle bağım kesildi. Üniversiteye kadar benim bir dile sahip olduğuma dair hiçbir iz yoktu; dünyanın bir rengi olduğumu bilmiyordum. Üniversitede halkımın adının Kürt, dilimin Kürtçe olduğunu öğrendim. İmkanların olmadığı, sözlük ve kitapların bulunmadığı o dönemde bir karar verdim: Annemin ak sütü kadar helal olan bu dili öğrenecektim" dedi
 
'ANNESİNE VERDİĞİ SÖZLE BAŞLAYAN MÜCADELE'
 
Dil mücadelesinin duygusal bir sözle başladığını belirten Bulğa, annesiyle yaşadığı diyaloğa dikkat çekerek, "Annem bana 'Benim dilimi konuşmuyorsun, seninle nasıl anlaşacağız?' dedi. O gün söz verdim. 'Bu dili öğrenene ve bu dilde eser verene kadar durmayacağım' dedim. Annem, sözümü tuttuğumu göremeden yaşamını yitirdi. Yazdığım Kürtçe kitabı mezarına götürdüm ve 'Bu dili öğrendim anne' dedim. Şuan masal, roman ve şiir kitapları olmak üzere 7 eserim var" ifadelerini kullandı. 
 
'GEÇMİŞTEN BUGÜNE KÜRTÇENİN DİRENİŞİ'
 
Kürtçenin tarihsel olarak dengbêjlerin, çirokbêjlerin ve annelerin emeğiyle bugüne taşındığını belirten Bulğa "Yeryüzünde binlerce dil vardı; bugün dilbilimciler yüzlerce dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Kürtçe, statüsüz ve devletsiz bırakılmış olsa da dünyanın en zengin dilleri arasında gösteriliyor. Bu dil bugüne nasıl ulaştı? Dengbêjlerin avazında, çirokbêjlerin anlatısında ve annelerin emeğinde yaşayarak geldi. Ancak bundan sonra aynı şekilde devam etmeyecek. Çünkü modernizm her geçen gün daha da güçleniyor. Geçmişte Kürtler daha çok doğayla ve dağlarla iç içeydi; şehirlerle ve modern yaşamla ilişkileri sınırlıydı. Bu sayede dillerini koruyabildiler. Fakat bugün kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle modernizm yükseldi; artık dili yalnızca stranlarla ya da annelerin ağıtlarıyla korumak mümkün değil" diye konuştu 
 
'DİL HAKKI EVRENSEL VE AHLAKİ BİR HAKTIR'
 
Dil hakkının meşru bir hak olduğunu vurgulayan Bulğa "Dil hakkı evrensel bir haktır ve hiçbir yasaya ihtiyaç duymaz. Doğanın yasasından, dünyanın yasasından daha büyük hangi yasa vardır? Dil hakkı meşru bir haktır. Dile sahip çıkmak ahlaki bir sorumluluktur. Herkes yalnızca kendi anadiline değil, dünyada konuşulan bütün dillere sahip çıkmalıdır. Çünkü her dil dünyanın bir rengidir, dünyanın bir gülüdür"  ifadelerini kullandı. 
 
'RÜYALARINIZI BİLE KÜRTÇE GÖRÜN'
 
İnanç bağlamında da dilin bir ayet olarak kabul edildiğini söyleyen Bulğa "Her dil Allah'ın bir ayetidir ve bir dile haksızlık yapmak o ayeti yok saymak anlamına gelir. Dilinize sahip çıkın; evinizde, çarşıda ve meydanlarda dil pazarı kurun. Sokak dili, çarşı dili ve eğitim dili olmayan bir dili savunmak zordur. Bu nedenle anaokulundan üniversiteye kadar resmi eğitim dili mücadelesi sürdürülmelidir. Kişiliğiniz dilinizdir; diliniz kaybolursa adınız da kaybolur. Kürt halkı her yerde diliyle konuşmalı, diliyle düşünmeli ve elinden geliyorsa rüyalarını bile Kürtçe görmelidir" şeklinde konuştu 
 
İlgili Haberler
Kürt Sinema Çalıştayı: Kolektif olursak başarabiliriz
Kürt Sinema Çalıştayı: Kolektif olursak başarabiliriz

Kürt Sineması Çalıştayı'na katılan sinemacılar, örgütlü ve kolektif olmanın Kürt sinemasının gelişmesi ve tanınmasında önemli olacağına dikkat çekti.

Kêko Urmiye: Tiyatro her zaman Kürtçe güzeldir
Kêko Urmiye: Tiyatro her zaman Kürtçe güzeldir

Urmiye’de başladığı tiyatro yolculuğunu devam ettiren Kêko Urmiye, tiyatronun kendisi için bir kimlik ve varoluş meselesi olduğunu belirterek, “Tiyatro her zaman Kürtçe güzeldir” dedi.

Mîdyad'ta Aramice yazılı tarihi kitabeler bulundu
Mîdyad'ta Aramice yazılı tarihi kitabeler bulundu

Midyad’a bağlı Hêştek kırsal mahallesinde bir kazıda üzerinde Aramice yazılar bulunan tarihi taşlar ortaya çıktı.

25 yıl sonra Amed’de konser veren Kamkars: Kolektif ruhla üretiyoruz
25 yıl sonra Amed’de konser veren Kamkars: Kolektif ruhla üretiyoruz

Amed’de 25 yıl sonra konser veren Kamkars Grubu’nun üyesi Ardeşîr Kamkar, müziğin insanın ruhu ile doğrudan temas halinde olduğunu belirterek, kolektif ruhla müzik ürettiklerini söyledi.

Jin Dergi'nin yeni sayısı çıktı
Jin Dergi'nin yeni sayısı çıktı

Jin Dergi’nin 169’uncu sayısı “Toplumsal Yeniden Üretim ve Ataerkil Tahakküm” kapağıyla çıktı.