YPJ Basın Sözcüsü: Herkesten daha çok sürece sahip çıkacağız

Paylaş:
RIHA - Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Rojava ve Suriye’deki gelişmeleri yakından ilgilendirdiğini belirten YPJ Basın Sözcüsü Ruken Cemal, “Önder Apo’nun verdiği mücadele biz kadınlar için aydınlık gibidir. Onun için herkesten çok bu aydınlığa katılacak, herkesten daha çok sürece sahip çıkacağız” dedi. 
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen çerçeve yasa taslağı, 360 milletvekilinin imzasıyla dün Meclis Başkanlığı’na sunuldu. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adıyla Meclis’e gelen taslak, tüm Ortadoğu halkları için yeni umutlar yarattı. 
 
Yekînîyên Parastina Jin (YPJ) Basın Sözcüsü Ruken Cemal, yasa taslağının halklar için önemi ve Ortadoğu’daki kadın devrimine etkilerini değerlendirdi. 
 
‘ARTIK BARIŞÇIL ÇÖZÜMLERE İHTİYAÇ VAR’
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin savaşın durduğu, çözümün ve barışın konuşulduğu bir aşamayı gösterdiğini belirten Ruken Cemal, “Kürt halkı, tarih boyunca barış ve özgürlük içinde yaşam arayışını sürdürmüştür. Hiçbir zaman eşitlikçi ve demokratik mücadelesinden geri adım atmadı. Destansı mücadelesini yürüttü. Ağır bedeller verdi ama mücadelesini bırakmadı” dedi. Tüm Ortadoğu halklarının gözünün süreçte olduğunu kaydeden Ruken Cemal, “Çünkü şimdiye kadar Ortadoğu halklarına ya teslimiyet ya da yok olma dayatıldı. Fakat yıllardır sürdürülen mücadeleyle bugünkü seviyeye gelindi. Suriye halkı başta olmak üzere bütün Ortadoğu halkları bu savaştan yoruldu. Artık barışçıl çözümlere ihtiyaç var. Bu sebeple eşitlik, özgürlük ve barış için verilen mücadele çok önemlidir” diye belirtti.
 
‘SAVAŞ YERİNE BARIŞIN YOLU’
 
Hazırlanan çerçeve yasa taslağının Meclis’e gelmesinin önemine dikkat çeken Ruken Cemal, “Özgür yaşam ve demokratik toplum felsefesinin sahibi Önder Apo tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, ikinci yılına doğru gidiyor. Önder Apo büyük bir emekle bu süreci yürütüyor. Kalıcı barış ve demokratik bir toplum için büyük bir emek veriyor. Özgürlük hareketi bu süreç için birçok adım attı. Yine Kürt halkı ve Türkiye halkı da bu süreçten yana tavrını net olarak ortaya koydu. Dünya genelinde demokratik inşadan yana olan yüzlerce aydın, yazar ve düşünür süreçten yana tavrını ortaya koydu. Bu sürecin çok değerli bir süreç olduğu vurgulandı. Kolektif bir katılımla bu sürece cevap olmalıyız. Savaş yerine alternatif yol var. Barış ve Demokratik Toplum Süreci bunun kanıtıdır. Savaş yerine barışın yolu var” ifadelerini kullandı. 
 
‘TOPLUMLARIN GÖZÜ SÜREÇTE’
 
Suriye’de yakın bir zamanda büyük bir savaşın geride bırakıldığını hatırlatan Ruken Cemal, “Yaşanan tüm sorunlara rağmen eğer bugün bu gelişmeden bahsediyorsak bu kolay bir adım değil. Bu kolektif bir çalışmanın eseridir. Bugün tüm Ortadoğu toplumlarının gözü bu süreçtedir. Çünkü Kürt, Ermeni, Êzîdi, Dûrzî halkları başta olmak üzere bütün Ortadoğu halkları, soykırıma varan savaşlara karşı atılan bu adımı çok önemsiyor. Tarihi bir adımdır. 50 yıldır toplumsal sorunlara karşı süren mücadelenin masada çözülmesi için çıkacak kanunlar çok önemlidir” dedi. 
 
‘YPJ’NİN KAZANIMLARI SÜREÇ SAYESİNDEDİR’
 
“Tarihi sorumluluğunu Önder Apo’nun üstlendiği ve bugün Türkiye Meclis’ine gelen kanunlar tarihidir” diyen Ruken Cemal, şöyle devam etti: “Ortadoğu halkları, yüzyıllardır büyük acılar yaşadı ve ağır bedeller ödedi. Her zaman savaşlarla karşı karşıya kaldı. Yaşanan bu savaşlar hem iç sorunlardan hem de dışardan gelen müdahalelerden kaynaklandı. Uluslararası güçlerin dış müdahalesi Ortadoğu’nun savaş alanına çevrilmesine neden oldu. Bu savaşların en büyük bedelini halklar verdi. Bizde YPJ olarak çerçeve yasanın yeni bir dönemi beraberinde getireceğini düşünüyoruz. Bunu desteklediğimizi söylüyoruz. Bugün eğer YPJ’nin kazanımlarını kanunlaştırarak kalıcılaştırmayı tartışıyorsak bu Barış ve Demokratik Toplum Süreci sayesindedir. Eğer bu süreç olmasaydı bugün yine cephelerde savaş halindeydik. Halklarımız yine zorlu bir süreçte olacaktı. Bunun için bu süreç doğrudan bizleri ilgilendiriyor. Rojava ve Suriye’deki gelişmeleri yakından ilgilendiriyor.
 
‘SÜRECİ EN ÇOK KADINLAR SAHİPLENECEK’
 
Bu süreç, ulus devletler arasında sınırlandırılan Kürt halkı için çok daha önemlidir. Bakûr Kürdistanı’nı Rojava’dan ayıramazsınız. Rohjilat Kürdistanı’nı Başur Kürdistanı’nda ayrı ele alamazsınız. Ardımızda bıraktığımız süreçte bu ruh kendini güçlü bir şekilde gösterdi. Halk, ulus devlet sınırlarının beraberinde getirdiği krizleri mücadeleleriyle boşa çıkardı. Sınırları ortadan kaldırdı. Şengal’de Êzîdî kadınların, Suweyda’da Dûrzî kadınların, Suriye kıyılarında Alevi kadınların neler yaşadığını hep beraber gördük. Yaşananlar gösteriyor ki bu savaşlarda en çok bedel veren kadınlardır. Bunun için bu süreç en çok kadınlar için kazanım sağlayacak. Hukuki zeminde kanunlar için atılacak adımlar kadınların kazanımlarını koruyacak. Bu, kadınlar için çok kazanımlı olacak. 
 
Türkiye’de yüzlerce siyasetçi kadın, savaş ve siyasetteki baskılardan dolayı cezaevindeler. Figen Yüksekdağ, Leyla Güven gibi onlarca kadın cezaevindeler. Yine kadınlar baskılardan dolayı göç etmek zorunda kaldılar. Bunun için bu süreç aynı zamanda kadınların da Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dahil olmalarına vesile olacaktır. Bu süreç tüm kadınlar ve Ortadoğu halkları için huzur olacak. Çerçeve yasanın Meclis’te yasalaşmasıyla Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yeni bir aşamaya geçilecek. Bu süreçte engellemeler, tıkanıklar yaşanabilir. Önemli olan diyalog yoluyla sorunlarımızı çözebilmedir. Bu da bu sürecin en büyük kazanımıdır. Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde verdiği mücadele biz kadınlar için aydınlık gibidir. Büyük bir emek ve mücadele verildi. Binlerce kadın arkadaşımız şehit oldu. Onun için bizler herkesten çok bu aydınlığa katılacağız. Herkesten çok bu sürece sahip çıkacağız.” 
 
MA / Ömer Akın