Çukurova’nın sıcağında çalışan işçiler: Çektiğimiz çileye değmiyor

Paylaş:
ADANA - Çukurova'da kavurucu sıcak altında düşük yevmiye, sigortasız ve ağır koşullarında çalışan mevsimlik tarım işçileri, “Bu para çektiğimiz çileye değmiyor, meyveye bile yetmiyor” dedi.
 
Ülkede sayıları 2 milyona ulaşan mevsimlik tarım işçilerinin Çukurova’daki mesaisi, yakıcı sıcaklar ve derinleşen ekonomik krizin gölgesinde devam ediyor. Bereketiyle bilinen Çukurova’da narenciyeden pamuğa, karpuzdan sebze tarlalarına kadar üretimin yükünü sırtlayan binlerce işçi, güvencesiz çalışma şartları ve düşük yevmiye kıskacında yaşam mücadelesi veriyor. İşçilerin günü henüz hava aydınlanmadan başlıyor. Hijyenden uzak çadır kentlerde barınan ve 40 dereceyi aşan nemli sıcakta günde 10 saate yakın çalışan işçiler; temiz su eksikliği, sigortasızlık ve ağır çalışma koşullarıyla mücadele ediyor. Bölgede bin 250 ile bin 350 lira arasında seyreden günlük yevmiyeler, yüksek enflasyon ve aracı (elçi) kesintileri nedeniyle geçim sıkıntısı yaşıyor. 
 
'BİN 803 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ'
 
Tarladaki ağır mesai, can güvenliğinden de yoksun ilerliyor. İş Sağlığı ve İşçi Güvenliği (İSİG) Meclisi verilerine göre; Türkiye’de son 10 yılda en az bin 803 tarım işçisi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Can kayıplarının ilk sırasında ise, işçilerin yetersiz ve güvensiz araçlarla taşınması sonucu meydana gelen servis kazaları yer alıyor. Çukurova’da tarımın sürdürülebilirliği için insanca barınma, güvenceli çalışma ve adil ücret taleplerini yineleyen işçiler; tarladaki alın terinin karşılığını bulması için kalıcı kamu politikalarının hayata geçirilmesi çağrısını yapıyor.
 
İŞÇİLERİN BEKLENTİSİ, SOMUT ADIM ATILMASI
 
Tarlada, sıcak altında alın teri döken tarım işçileri, yıllardır çözülmeyen sorunlarına ve verdikleri vaatleri unutan yetkililere sitem ediyor. İşçiler, yaşadıkları çaresizliği ve güvensizliği sohbet sırasında dile getirirken, kendileri ile ilgili yapılan haberlerin de canlarını sıktığını belirtiyor. En rahatsız oldukları durumun siyasetçilerin her seçim dönemi kendilerine verdiği sözler olduğunu da dile getiren işçiler, “Gelip burada bizi dinlemekle sorunlarımız çözülmez. Somut bir adım görmek istiyoruz" mesajı veriyor.
 
'BU ÜCRETLE GEÇİNEBİLMEK ZOR'
 
Çocukluktan bu yana tarlada çalıştığını ifade eden 6 çocuk annesi Hayriye Bayır,  sabahın erken saatlerinde tarlaya geldiklerini, gün boyu kavurucu sıcak altında çalıştıklarını söyledi. Hayriye Bayır, "Sabah 06.00 - 06.30 gibi tarlada iş başı yapıyoruz. Gün boyu güneşin altındayız, öğleden sonra 13.30 gibi iş bitiyor ama eve geldiğimizde yorgunluktan tükenmiş oluyoruz. Aldığımız yevmiye bin 250 TL. Bu para çektiğimiz çileye değmiyor, aldığımızı hak etmek istiyoruz. Eve geliyoruz, aldığımız para meyveye bile yetmiyor. İnsan neye yetişeceğini şaşırıyor. Bir günlüğümüzle 5 litrelik bir sıvı yağ bile alamıyoruz. Pazara, markete her gittiğimizde daha da pahalı. Bu yevmiyle 6 çocuğa bakmak, geçinebilmek imkansız" dedi.
Tarlada erkeklerle birlikte çalıştıklarını ve en ağır işleri kadınların yaptığını ifade eden Hayriye Bayır, "İşlerimiz ağırdır. Tarladan sonra evdeki işleri de yapıyorum. Ev işleri de bizi yoruyor" dedi.
 
'TARLADA SAKATLANSAN SİGORTA YOK'
 
Selamet Aksu da; ücretlerinin aylar sonra ödendiğini dile getirerek, "Bazen iki-üç ay sonra paramızı alıyoruz. Hem düşük ücretle çalışıyoruz hem de paramızı zamanında alamıyoruz. Güvencemiz de yok" dedi. Tarım işçiliğinin ağır ve riskli bir iş olduğuna dikkat çeken Selamet Aksu, bu nedenle ücretlerin diğer iş kollarından farklı olması gerektiğini belirterek, "Güneşin altında saatlerce çalışıyoruz. Yazın kavurucu sıcakta, kışın soğukta çalışıyoruz. Çoğu tarlada gölgelik bile yok. Güneşin altında yemek yemek zorunda kalıyoruz. Hasta olduğumuz gün ise ne ücret alabiliyoruz ne de herhangi bir güvencemiz var. Zamanında alacaklarımızı alamıyoruz. 2-3 ay sonra ödenmesi yapılıyor. Hasta olduğun veya işe gidemediğin gün yevmiyen kesiliyor. Tarlada sakatlansan ya da düşsen sigortan yok" ifadelerini kullandı. 
 
'EMEĞİMİZİN KARŞILIĞI VERİLMELİ'
 
En önemli taleplerinin sosyal güvence olduğunu vurgulayan Selamet Aksu,  "Tarım işçilerine sigorta yapılmalı. Yaptığımız iş ağır iş kapsamına alınmalı ve emeğimizin karşılığı verilmelidir. Bu yevmiye ile kimsenin geçinmesi mümkün değil" dedi. Bin 250 liralık yevmiyenin temel ihtiyaçları karşılamaktan çok uzak kaldığını ifade eden Selamat Aksu, kadınların tarla işinden sonra ev işlerine baktığını ve her alanda zorluklar yaşadığını paylaştı. 
 
MA / Hamdullah Yağız Kesen
İlgili Haberler
‘İşçiler insanca yaşamak istiyorsa barış için mücadele etmeli’
‘İşçiler insanca yaşamak istiyorsa barış için mücadele etmeli’

Sürecin en çok işçiler tarafından desteklemesi gerektiğini belirten Dev Yapı İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, “İşçiler insanca yaşamak istiyorsa barışın sağlanması için mücadele etmek durumunda” dedi.

20 yıldır sokak sokak yük taşıyarak geçiniyor
20 yıldır sokak sokak yük taşıyarak geçiniyor

Wan’da 20 yıl hamal arabasıyla yük taşıyarak yaşamını sürdüren ve altı çocuk büyüten 65 yaşındaki İsmail Oktay, ilerleyen yaşına rağmen geçim mücadelesini aynı arabayla sürdürmek zorunda kaldığını söyledi.

Gimgim’daki esnaflar: Halk Kürdistani duruşla krizin üstesinden gelebilir
Gimgim’daki esnaflar: Halk Kürdistani duruşla krizin üstesinden gelebilir

Ekonomik kriz nedeniyle zorlanan Gimgim’daki esnaflar, mevcut sistemle bir düzelmenin olmayacağını belirterek, “Sistematik bir ezme politikası var. Halk ancak Kürdistani duruşla bunun üstesinden gelebilir" dedi.

Gergerlioğlu’ndan Dilovası tepkisi: Cezasızlık yeni katliamların önünü açıyor
Gergerlioğlu’ndan Dilovası tepkisi: Cezasızlık yeni katliamların önünü açıyor

Dilovası Katliamı davasındaki yargılamanın işyeri sahipleriyle sınırlandırıldığına dikkati çeken DEM Partili Ömer Faruk Gergerlioğlu, iki kişinin tahliye edilmesinin “kaygı verici” olduğunu, kamu görevlilerinin yargılanması için mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

Demirci ustası işini emanet edecek çırak bulamıyor
Demirci ustası işini emanet edecek çırak bulamıyor

Ekonomik krize rağmen direnen demirci ustası Cemal Dönmez, işi emanet edecek çırak bulamadıklarını belirterek, son nesil olduklarını söyledi.